üniversite kursu ankara






gark etmek deyimi


mecaz birine bir şeyi, bol bol vermek, örnek: Oğlunu oyuncağa gark etmişti.









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

mecaz birine bir şeyi, bol bol vermek, örnek: Oğlunu oyuncağa gark etmişti.

 Çoktandır anlayamadığı bir meseleyi bir olay sebebiyle birden bire kavramak, doğruyu yakalamak.

ha. (1) tepeden tırnağa ıslanmak, sırsıklam olmak. (2) çok yorulmak, hırpalanmak.

ha. karı, eş.

(1) (çocuklar) oyuncak ev eşyasıyla ev işlerine öykünerek oynamak. (2) (yakın komşu olan büyükler) pek gerekli olmadığı halde, sık sık birbirine gidip gelmek.

kızgınlıkla, öfkeyle bakmak.

(1) aşırı yorgun ya da uykusuzluktan bitkinleşmek. örnek: İki gündür yoldayız, ayakta uyuyoruz. (2) aşırı şaşkın ya da dalgın olmak, kendinde olmamak. örnek: Bu çocuk ayakta uyuyor, iş göremez.

Serseri, başı boş, kişiliksiz.

önüne engel olarak çıkmak ya da çıkarılmak. örnek: İş ayağıma bağ vurmasa, geziye çıkardım.

(1) bir iş gördürmek için birinin isteğini kollamak. örnek: Kaç gündür arkasından koştuk, yeter be! (2) bir iş için biriyle görüşme fırsatı aramak. örnek: Bakanın arkasından koşmak uzun sürdü. (3) birine ya da bir şeye çok ilgi duymak. örnek: Kızın arkasından koştun durdun.

bakışlarını üzerinden ayırmaksızm, hiçbir davranışını gözden kaçırmaksızın gözetlemek.

kötü eylemi nedeniyle hak ettiği cezaya, kötü sona uğramak, örnek: benimle uğraşan cezasını bulur.

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.